Adana'nın Karaisalı ilçesinde, yüzyıllardır varlığını devam ettiren bir yaylanın varlığını duyanınız oldu mu? Belki olmuştur, çünkü adı Kızıldağ Yaylası. Kızıldağ Yaylası'nin kökü, Etiler ve Romalılar'a kadar dayanmaktadır. Yaylanın bilinen en eski yerleşimcileri olan Etiler buradaki madenleri işletmişler bu sebeple de buraya sahip çıkmışlardır.Romalılar döneminde yaylada demirciliğin çok yaygın olduğu hatta demirciler çarşısı bulunduğu bilinmektedir.
Kızıldağ'a gidişte, yüksek dağlara doğru süzülen dolambaçlı yollarda, arabadan dışarı çıkıp belki de istifra etmek isteyebilirisiniz eğer araba sizi tutuyorsa. Ama bu yollarda giderken, arabanın camını açıp dışarıdan gelecek doğa harikası o kokuyu hissetmenin keyfi bir başka.. Adeta kendinizi cennete giden bir yolda bulursunuz. Kızıldağ'a girerken, bir camii ile karşılaşırsınız. Yanında hemen bir dükkan boy gösterir. Daha sonra ilerlerken, yerleşim birimleri yavaş yavaş gözünüze çarpar. Eskiye göre yeni Kızıldağ, hummalı bir çalışma sonucu gayet modern bir hâl almış durumda. Lâkin orada ne anılarımız oldu. Size bir tanesini anlatmak isterim müsaadenizle.
Küçük yaştaydım. Bir gün dedemlerle Kızıldağ'a gidiyordum. Caminin oraya geldiğimizde namaz vakti girmişti. Dedem arabadan indi, camiye girdi. Biz de beklemeye başladık. Beklerken afedersiniz tuvalet ihtiyacımı gidermem gerektiğini bildiren birtakım sinyaller beynime ulaştı. Beynim beni hemen harekete geçirdi. Amcama söyledim, caminin tuvaletine gir dedi. Çocukluk olsa gerek, tuvalete girmekten korktum caminin. Amcam nedenini sorduğunda, orada kaybolurum demiştim. Tabii, sanki orası koskoca Ayasofya Camii de içinde kaybolacağım. Ben bekleme süremi doldurmuş olsam gerek, hemen harekete geçtim. Amcam sordu: "Nereye?" Bense inatçı çocuk tavırlarıyla, suratımı asarak şu cevabı verdim "Yaylaya geldik işte, ben gidiyorum siz bekleyin." Amcam ne kadar dur dese de ben o inatla eve kadar ulaşmıştım. Eve girdiğimde kendimi hışımla tuvalete attım. Böyle bir anım olmuştu. Kızıldağ'a gidip te, Göçgöç Tepesi'ne uğramadıysanız, Kızıldağ'a gitmiş sayılmazsınız. Oraya giderseniz, orada oturan insanımızın, çekirdek çitletip doğayı seyretme keyfini siz de yaşarsınız.
Kısacası Kızıldağ, "anlatılmaz yaşanır" kavramının ilk sıralarında yer almaktadır. Siz de bu yazıyı okuduysanız, hemen Adana'ya ilk otobüs yada uçak biletini alıp yolculuğa çıkmalısınız. Çünkü dünyanın sekizinci harikasını görmek sizin de hakkınız.