Türkiye'nin başkenti olan büyük ama göründüğü kadar büyük olmayan küçücük Ankara...
Sabahın ilk ışıklarında kalktığınızda yeşilliği bol olan sakin bir şehrin havası kadar temiz olmasa da; o sessizliği, kuru bir havanın zamana zaman esen meltemleriyle kimine göre güzel kimine göre deniz olmadığı için sıradan bir şehir gibi gelir.
Öğrenci, memur, bürokrasi şehridir Ankara.Sabah 08:00-09:30 arası Akşam ise 17:30-19:30 arası kalabalık görünür size.Öğrencilerin, memurların dönüş saatleridir.İstanbul kadar olmasa da alışık olmayan o saat aralığında sıkıntılı dakikalar yaşatır trafik.
Başkent olduğu için midir bilinmez ama bir düzen oturmuştur şehrin içine.Gözünü rahatsız eden sadece birkaç uzun binadan başka bir şey değildir bu şehirde.Yeşilliği beklenmediği kadar çoktur ama gidip temiz bir hava alıyım diyebilceğiniz halka açık pek yer yoktur merkezde.Daha çok şehrin çıkışlarında böyle yerler mevcuttur.
Arjantin, Tunalı caddeleri ile Filistin, Bestekar sokaklarıyla biraz daha elit kesimlere seslenen Ankara'da 7.Cadde ile her kesimden insana ulaşmanız mümkündür.Merkezi sayılan Kızılay'da ise alışverişten, yemeğe, kuaförden, banka işlemlerine her türlü şeyi yapmanız mümkündür.
23:30 a kadar otobüslerle, ilerleyen saatlerde dolmuş ve taksilerle 00:00 a kadar ise Metro ve Ankaray ile gideceğiniz yerlere ulaşmanız mümkündür.
Ankara unutamayacağım ve vazgeçemeyeceğim bir şehir olarak ömrümün tükenen noktasına kadar varlığını kalbimde ve beynimde sürdürmeye devam edecektir. . .
Gezip görmeniz dileğiyle.